Avrupa’da Gelir Adaletsizliği Artıyor

28 Şubat’ta bir ses teknisyeni olan Wipper’den Leon Elsjan, ses sistemini Uden kasabasındaki karnaval biten dans partisinde çalıştırıyordu ve kostümlü eğlencelerde çok miktarda bira tüketilmesini izliyordu. Bu bir süreliğine onun son konseri oldu. Bu yılki karnavallar, Covid-19’un Hollanda’ya yayılmasında birincil faktör olarak öne çıktı. Uden’de ölüm bilançosu Kuzey İtalya’yla yarışır hale geldi ve ulusal hükümet tüm halka açık festivalleri Eylül ayına kadar iptal etti.

Wipper’li Bay Elsjan hastalanmadı, ancak serbest çalışan biri olarak durumdan başka türlü etkilendi.Hollanda hükümeti Almanya’nın Kurzarbeit sistemine benzer bir şekilde krizden etkilenen çalışanların maaşlarının yüzde 90’ını ödeme garantisi altına aldı. Ancak serbest çalışanlar (tüm iş gücünün %12,5’u) bu sisteme dahil edilemedi.Onlara temel gelir desteği sağlandı.Ses teknisyeni Elsjan bu sistemden ayda en fazla 1050 € yardım alabiliyor.

On yıllardır Avrupa’nın bereketli refah devletleri gelir adaletsizliğini düşük seviyelerde tutmayı başarmıştı.Ancak koronavirüs salgını bu başarıyı üç farklı şekilde tehdit ediyor.İlki virüsün düşük gelirlileri yüksek gelirlilerden daha sert etkilemiş olması.İkincisi işletmelerin çalışmasına izin verilirken diğerlerinin kapatılmasıydı.Üçüncüsüyse , gerilemenin şiddeti Avrupa’nın sosyal refah sistemlerinde delikler açığa çıkarmıştır. Bazı ülkeler onları açıkları yamarken, ancak diğerleri sorun yaşıyor.

Eşitsizliği ölçmek zordur, ancak Avrupa açıkça göreli eşitlikçidir. Bir ölçü, sıfırdan (mükemmel eşitlik) bire (mükemmel eşitsizlik) ölçülen Gini katsayısıdır. 2017’deki vergiler ve transferlerden sonraki gelir için (karşılaştırılabilir en son yıl), Avrupa’nn Gini katsayısı yaklaşık 0.30 idi. Amerika’da 0.39 iken, Japonya ve Güney Kore gibi doğu Asya ülkeleri bu iki sayının arasında yer aldı.

Vergiler ve transferlerden önce, resim farklıdır: bu temelde Almanya’daki Gini, Amerika’yla aynıdır. Avrupa’nın vergi sistemleri özellikle ilerici değil, bu yüzden ekonomistler uzun zamandır eşitsizlikle mücadeledeki başarısını büyük transfer programlarına indirdi. Ancak akademik bir proje olan Dünya Eşitsizlik Laboratuarı’ndaki bilim adamları bunun bir hata olduğunu savunuyorlar. Avrupa transferleri çok cömert görünüyor çünkü Avrupa emekli maaşları çoğunlukla kamuya açıkken, diğer ülkelerde çoğunlukla özel. Emeklilik maaşlarını kazanılan gelir olarak ele alın ve Avrupa refah devletlerinin görünen büyüklüğü daralıyor; ancak transatlantik eşitsizlik açığı devam ediyor.

Diğer analistler, özellikle Amerika’daki Dünya Eşitsizlik Laboratuvarı’nın verilerini tartışıyorlar. Ancak laboratuvara göre, 1980’de Amerika ve Avrupa’daki kazançların en alt yarısının ve ilk% 1’inin gelir payları benzerdi. 2017’ye gelindiğinde Amerika’nın zenginleri ve fakirleri arasında uçurum oluşmuşken, Avrupa’nın alt gelir grubu daha fazla kazanmaya devam etti.

Bazı ülkelerde gelir adaletsizliği Covid-19 sürecinden önce artmaya başlamıştı.Bunun birincil nedeni iş yasalarındaki liberal düzenlemeler.2004 yılında en çok  kazanan Almanya’da en çok kazanan %10 ile en az kazanan %50’nin serveti eşitti.Bugünlerde durum üst sınıf lehine değişmiş durumda.Hollanda ve İtalya’da ise yarı zamanlı çalışanların oranı arttı.Yarı zamanlı çalışanlar daha kısıtlı haklara sahip.   

Covid-19 bu gelir farkını çok daha aşikar hale getirdi.İspanya hükümeti, gayri resmi olarak çalışan nüfusun büyük bir yüzdesinin gelirlerini destekleyecek bir mekanizması olmadığını fark etti. Bu, ülkenin Sosyalist hükümetini,  bir asgari gelir garantisi yasası çıkarmaya itti.İtalya’da kayıt dışı çalışan işçiler de hak iddia etmekte sıkıntılar yaşabilir.

İtalya merkez bankası ülkenin Gini katsayısının ilk çeyrekte 0,35’ten 0,37’ye yükseldiğini düşünüyor. Bu kısmen karantinadan kaynaklanıyordu. Karantina devam ederken ikinci çeyrekte kesinlikle daha da kötüleşmesi bekleniyor.Yüksek gelir grubunda evden çalışma imkanı olmayan işlerde çalışanların oranı %50’yken alt gelir grubunda bu oran %90’a çıkıyor.Diğer eşitsizliklerin kaynağı coğrafi. Roma’daki Luiss Üniversitesi’nden bir ekonomist olan Carlo Bastasin, “Güney İtalya’da covid-19 ölümleri neredeyse yok, ancak ekonomi turizme bağlı olduğu için durum daha da zorlaşıyor” diyor.

Zavallı Sicilya ile zengin Milano arasındaki fark, Milano ve Paris arasındaki farktan daha önemlidir. Ama bu değişebilir.Covid-19 resesyonu, eşitsizliği dizginlemek için mali kapasiteye sahip ülkeler ile özellikle orta ve doğu Avrupa’da bu güce sahip olmayanlar arasında bir bölünmeye yol açıyor. Almanya’da hükümet yardımı GSYİH’in  yaklaşık % 10’unu oluşturdu. Borç batağındaki İtalya ve İspanya çok daha az şey yaptı. Macaristan harcamaları çok az artırdı; Polonya, çoğunlukla işçileri ya da işsizleri sübvanse etmek yerine şirketleri desteklemedi.

Son yıllarda, bazı ekonomistler savaşların ve pandemiklerin zenginlerin servetini yok ederek ve kitleler için fırsatlar yaratarak eşitsizliği azaltabileceğini savundular. Geçen ay yayınlanan bir makalede, imf ekonomistleri salgın hastalıklar için bunun geçerli olmadığını buldular. Wipper’li Bay Elsjan, kendi sektörünün geri döneceğine güvenmiyor: “Küçük çocuklarla konuştuğumda, onlara başka bir kariyeri düşünmelerini söylüyorum.”  ■

https://www.economist.com/europe/2020/06/06/covid-19-threatens-europes-success-at-fighting-inequality

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s