The Economist: Türkiye’nin Pandemi Zaferi

The Economist dergisi Türkiye’nin koronavirüs sürecini 6 Haziran 2020 sayısında ele aldı.

Mart ayının başlarında, Türkiye ilk covid-19 vakasını resmi olarak duyurmadan önce, hükümet yanlısı bir gazete olan Sabah, ülkeyi yeni koronavirüsle mücadelede “öncü bir örnek”  olduğu için övdü.Vakaların 160 bine yükselmesiyle bu tantana sona erse de hala mutlu olmak için geçerli sebepler var.Muhalifleri bastırmak  ve Batı ile kavga çıkartmakla tanınan hükümet pek çok ülkeden başarılı olmayı başardı.

Türkiye karantina ortodoksisine karşı çıktı. Tüm ekonomiyi komaya sokmak yerine,  gençlere ve yaşlılara evde kalmaları emredildi ve tüketiciyle doğrudan temas kurulan  işletmeler dışında diğer kurum ve işletmelerin çalışmasına izin verildi.Büyük şehirlerde haftasonu ve tatillerde sokağa çıkma yasağı uygulandı.1 Haziran itibariyle uçuşlara izin verilmeye başlanırken kafe restoranlar ve plajlar da açıldı.Bu süreçte yaşlıların evde kalma kuralı devam ediyor.

Liderler anketinde Fahrettin Koca sürprizi! Cumhurbaşkanı Erdoğan ...

Strateji işe yaramış gibi görünüyor. En savunmasız olanlar pandeminin en kötü etkilerinden korunurken, çoğunlukla çalışma yaşındaki yetişkinler enfekte oldular ve iyileştiler. Çok sayıda vakaya rağmen, sayımda eksiklikler olma olasılığı olsa bile ölüm sayısı (2 Haziran itibariyle 4.600’ün altında) düşük kaldı.

Günlük vaka sayısı Mayıs ayının ortalarında 1000 seviyesine sabitlendi.Bu sayı önceki ayda 5000 civarındaydı.Günlük ölü sayısı en çok 127 olarak kaydedildi.Fransa ile aynı oranda test yapmayı başaran Türkiye İngiltere’den 10 kat daha az oranda ölüm oranına sahip.Demografi ciddi bir öneme sahip. OECD ülkeleri arasında 65+ nüfusun oransal olarak en az olduğu 3.ülke.Sadece Kolombiya ve Meksika’da daha az oranda yaşlı insan var.Avrupa ve Amerika’da virüsün üreme merkezi haline gelen huzuevlerinde çok az insan kalıyor.

Başakşehir Şehir Hastanesi, Japon basınında
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi

Bir salgın sırasında fabrikalarını açık tutan herhangi bir ülke, sağlık sisteminin sonuçlarla başa çıkabileceğinden  emin olmalıydı. Türkiye bu zorluğun üstesinden geldi.Son yirmi yılda Erdoğan ve hükümetleri, uluslararası havalimanı büyüklüğünde bir hastane ağı kurarak on milyarlarca dolarlık sağlık hizmeti yatırımı yaptılar. Bunların en sonuncusu 21 Mayıs’ta açıldı.Altıda biri yoğun bakım ünitesinde olmak üzere yaklaşık 2.700 yatağa sahip. Bazı sözleşmeler yandaşlara verilip nakit sıkıntılarına yol açma potansiyeline sahip olsa da ekstra kapasite işe yaramış gibi görünüyor.Koronavirüs sürecinde sistem asla sınırlarına yaklaşmadı ve sağlık ürünlerinde kıtlık yaşanmadı.Bu başarıda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve etkileyici Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dışında muhalif partiler tarafından yönetilen Ankara ve İstanbul belediyeleri de yardım toplayarak ve maske dağıtarak pay sahibi oldu.

Erdoğan medyayı engelliyor, eleştirmenleri tutukluyor ve demokrasinin en temel normlarını deliyor olabilir. Ancak kendisi ve iktidardaki partisinin neredeyse yirmi yılda genel seçimleri kaybetmemelerinin bir başka nedeni daha var. Eleştirmenlerin bile kabul ettiği gibi, AK parti çok çalışıyor ve işleri hallediyor. Eğer muhalefet partileri iktidara gelselerdi – ve Erdoğan’ın böyle bir şeye izin verip vermeyeceği Türk siyasetinde söylenmeyen en büyük sorudur – aynı şekilde çok çalışabileceklerini kanıtlamak zorunda kalacaklardı.

https://www.economist.com/europe/2020/06/06/what-turkey-got-right-about-the-pandemic

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s