Güney Kore Dosyası 2.Bölüm :Kadın Hareketleri

Girişimci kadınlar Güney Kore film ve televizyonunda sıkça karşımıza çıkar. Park Chan-wook’un bir filmi olan “The Handmaiden” de iki kadın erkek işkencecilerinden intikam almak için bir araya geliyor ve sonunda bir çift olarak kaçıyor. “Parazit” deki itici güç, fakir bir ailenin pis bir bodrum katındaki yaşamından bıkmış yirmi yaşlarında kızıdır.

Girişimci kadınlar yalnız filmlerde değil gerçek  Kore’de de giderek daha fazla görünür halde. Genç kadınlar erkeklerden daha yüksek oranda lisans derecesi alıyor. 25 ila 34 yaş arasındaki kadınların % 70’inden fazlası işgücünde aktiftir. Onları geride tutan muhafazakar sosyal geleneklere meydan okumada  önceki nesillerre göre çok daha gür bir sese sahipler.Savaş sonrası diktatörlük altında, Güney Kore’nin büyüme modeli açık bir işbölümüne dayanıyordu: erkekler askerlik yapıp ve işe gitti, kadınlar çocukları büyüttü ve ev işlerini yaptı.Kadın nadiren de olsa çalıştıklarında yüksek getirisi olmayan hizmetçilik gibi işler yaparlardı.Gelirlerini de genellikle erkek kardeşlerinin eğitimi için harcarlardı.İş ilanları kadınları devre dışı bırakmak için askerlik hizmetini tamamlamış olma koşuluyla başlardı.1980’li yıllarda başlayan demokratikleşme süreciyle birlikte bundan vazgeçilmeye başlandı.Bugünlerde kadınlar ikinci sınıf işleri kabul etmek için fazla eğitimli. Ancak hala iş piyasasında engellerle karşılaşıyorlar ve ev işlerini ve çocuk bakımını büyük ölçüde yapmaları bekleniyor. Bu nedenle pek çoğu evlilikten uzak durma eğiliminde.

Seul’de kendi başına yaşayan yirmili yaşlardaki iki kadın Jung Se-young ve Baeck Hana buna örnektir.Geçen yıl feminist bir tartışma grubunda buluştuktan sonra bekar yaşam hakkında bir YouTube kanalı kurdular. 40.000 aboneleri ve on binlerce izleyiciye, bir oda dolusu erkek aile üyesine yemek yapma zorunluluğu olmayan mutlu masallarını anlatıyorlar.Ayrıca, Seul’ün pahalı konut pazarında yalnız yaşam için yatırım tavsiyesi ve bütçeleme ipuçları da dahil olmak üzere, mutlu ve başarılı bir bekar hayatı sürmek için pratik öneriler sunarlar.

Bu iki kadın, Güney Kore’yi sarsan feminist aktivizm dalgasının bir parçası. 2018’in başlarında, küresel #MeToo hareketinden esinlenen bir devlet savcısı, ulusal televizyonda patronlarından birinin cinsel saldırısına uğradığını itiraf etti.Pek çok kadın onun izinden giderek valiler ve yönetmenler gibi yüksek profilli kişilere dava açtı.  O zamandan beri on binlerce kadın cinsel tacize, yasa dışı gizli kamera videolarına ve ülkenin kısıtlayıcı kürtaj yasalarına karşı sokaklarda ve internette hak arıyor.. Bayan Jung ve Bayan Baeck gibi daha radikal olanlar saçlarını kesti, makyajlarını çıkarttı ve erkeklerle ilişkilerini kesmeye yemin etti.

Makyajdan kurtulmak uçlarda görünse de evlenme karşıtlığı öyle değil.2018’de yapılan araştırmada kadınların %44’ü bir gün evlilik bağının gerekli olacağı fikrine katılıyordu.Bu oran 1998 yılındaki benzer araştırmada %68’di.25-29 yaş arasındaki bekar kadın oranı 1995’ten bu yana %30’dan  %77’ye yükseldi.30-35 yaş grubu için oran %7’den %38’e çıkmış durumda.Bu Güney Kore’yi birçok Avrupa ülkesi ve Japonya ile uyumlu hale getiriyor.

Güney Kore’de evli kadınlara yönelik beklentiler külfetlidir. Kocasının geniş ailesine bakmak, kayınvalidesine saygı göstermek  ve sonsuz atıştırmalıklar hazırlamak gibi pek çok konuda baskı görür.. Evli olmadan çocuk sahibi olmak hala tabu. Koreli bebeklerin sadece% 2’si evlilik dışı olarak doğmaktadır., OECD genelinde ortalama% 40’tır. Yonsei Üniversitesi’nden Lee Do-hoon, “İnsanların yaşamları çok değişmiş olsa da, evliliğin nasıl olacağına dair geleneksel fikir değişmedi” diyor. “Bu onların ilk etapta evlenmelerini engelliyor.Ülkenin muhafazakar bölgesinde büyüyen Bayan Jung, bir ev hanımı olan annesinin diğer akrabaları tarafından ne kadar kötü muamele gördüğü ile ilgili anılarını dehşetle hatırlıyor. “Sonunda böyle olmak istemediğimi hep biliyordum” diyor.

Kadın düşmanlığına karşı savaş çok daha erken başlar. “Sorun, kimsenin seni ciddiye almamasıdır” diyor 17 yaşındaki Kim Na-yoon, okuldaki bir grup çocuk tarafından cinsel tacize uğradığını ve olayı bildirdiğinde küçümseyici bir tavırla karşılaşıldığını söylüyor.“Herkes bunun benim hatam olduğunu söyledi çünkü onları olgun bedenim ve seksi kıyafetlerimle baştan çıkardığımı düşündüler” diyor. “İfademi almak için gönderdikleri erkek polis memuru neden sakin olamadığımı sorguluyordu”

Kim okullarda cinsiyetçilikle mücadele eden bir grup genç kadını yöneten, 22 yaşındaki  Yang Ji-hye ile tanıştığında hatalı olmadığını fark ettiğini söyledi.Bayan Yang’a göre, sorunun büyük bir kısmı cinsiyet ve eşitlik konusunda eğitim eksikliğidir. “Gençler arasında seks tabu olarak kabul edilir ve bu konuda özgürce konuşamamak insanlara gerçekçi olmayan beklentiler verir.” Liselerde seks eğitimi ile ilgili hükümet yönergeleri, öğrencilere kadınların görünüşlerine ve erkeklerin partnerlerini çekmek için para kazanmaya odaklanmaları gerektiğini söylüyor. Bir buluşmada para harcayan erkeğin karşılığında “doğal olarak” cinsellik bekleyebileceğini öğretiyor.Eşcinsellik ya da transseksüelliğin bahsi bile açılmıyor.Kim’in ortaokul seks eğitimi kürtajla mücadele videolarından oluşuyordu.

Aktivistler işgücü piyasasına daha az odaklanıyorlar. Birçok Koreli kadın, hükümetin çocuk bakımı hizmetlerini ve ebeveyn izni düzenlemelerini iyileştirme çabalarını takdir ediyor. Ancak bazı feministler, bu tür politikaların temelini  “Hala bizi evlenmeye ve bebek sahibi olmaya itmeye çalışıyorlar” olarak yorumluyor.Son 20 yılda hükümet çocuk bakım hizmetlerini hızla genişletti. Güney Kore şimdi GSYİH’nın yaklaşık% 1’ini  çocuk bakımı için harcıyor. OECD zengin ülkeler kulübü içinde sadece Fransa ve İskandinav ülkeleri daha fazla para harcıyor. Bu cömert devlet sübvansiyonları sayesinde, iki ve üç yaşlarında iki çocuklu ortalama çift gelirli aile, gelirinin sadece% 3’ünü çocuk bakımına harcıyor. İngiltere veya Amerika’da bu oran %10 civarında.Babalar da dahil olmak üzere ebeveyn izni ödenekleri de genişletilmiştir.

Kadınların iş piyasasında geride kalmasının nedeni çocuk bakımı değil gibi duruyor.Ortalama bir kadın ortalama erkeğin 3’te 2’si kadar kazanabiliyor.Terfi gibi konularda da kısıtlı şansları var.Bazı şirketlerde kadın çalışan sayısını sınırlamaya yönelik gayrı resmi düzenlemeler devam etmektedir; son zamanlarda birkaç banka, daha fazla erkeğin işe alınmasını sağlamak için iş adaylarının test puanlarını yasadışı olarak değiştirdiği için para cezasına çarptırıldı.

Çoğu ayrımcılık daha ince yapılır. Birçok patron, erkeklerin işlerinin kadınlardan daha önemli olduğuna inanıyor, çünkü erkeklerin ailenin geçiminden sorumlu olduğunu düşünüyorlar.Ülkenin en büyük perakendecisi Lotte Mart’taki ev eşyaları bölümünü yöneten Julian Han, önceki işverenin terfiyi erkek rakibine verdiği anısını paylaşıyor.”Bana bunları açıklarken benim her an istifa edip kocamla yaşamaya devam edebileceğimi erkek adayınsa her zaman ailesini geçindirmesi gerektiğini söyledi.” Doğum izninden sonra aynı veya benzer bir işe geri dönmek zor. Sonuç olarak, potansiyeli boşa harcanan çok sayıda iyi eğitimli kadın var.Durumlarını iyileştirmek kendi başına bir hedeftir. Ayrıca hükümetin en acil hedefine ulaşmak için hayati bir önem kazanmıştır: hızla yaşlanan bir ülkeyi sürdürmek için yeterli büyüme yaratmak.

Herkes kadınların yüksek sesle daha fazlasını istediğini duymaktan memnun değil. Eski neslin kadın yazarı ve aktivisti olan Oh Serabi, “Geçmişte cinsiyet eşitsizliği ile ilgili sorunlar vardı, ancak bu feministler tamamen erkekler pahasına avantaj elde etmeye çalışıyor ” diyor.”Kadınlar toplumu  daha iyi hale getirmek için erkeklerle savaşmak yerine onlarla birlikte çalışmalı” diyor. Bazı erkelerse kısa çöpü çekenlerin kendileri olduğunu iddia ediyor.Kadınlar erkekler için zorunlu ve oldukçu yorucu olan zorunlu askeri hizmetten muaftır.”Erkek egemen toplumu biz yaratmadık, kadınlarıın sadece  erkek olduğumuz için bizi suçlamalırı hiç adil değil.”

Erkeklerin tutumları kadınların taleplerini karşılamış değil. Erkekler evlendiğinde, kadınlardan daha geleneksel beklentiler içinde . Her iki eşin de çalıştığı ailelerde bile, kadınlar ev işleri ve çocuk bakımı için günde üç saatten fazla, erkeklerse sadece yarım saat harcıyor. Buna karşın erkekler ofiste 9 saat harcarken kadınların ortalaması 7 saat.

Birçok genç kadın için değişim hala sinir bozucu derecede yavaş  Siyasi bir talk-show sunucusu Kim Ji-Yoon, eşitsizliğin şu anda açıkça tartışılmasının  başlı başına bir gelişme olduğunu söylüyor. “Son birkaç yılın en önemli başarısı, bu konuların gündemde olması.”  Farklı seçimler yapmak kolaylaşıyor, feminizmin etkisi artıyor” diyor. “Gençler artık bu muhafazakar gelenekleri istemiyorlar ve kadınlar onları reddetmekte özgür.”

 

Güney Kore Dosyası 1.Bölüm :Toplumsal Değişim

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s