Felaket Vurguncularını Savunmaktan Vazgeçin!

Dünya çapında gerçekleşen bu salgın hakkında pek çok şey daha önce görülmemiş, ancak bir yönü çok tanıdık: Bir felaketin ardından gelen fahiş fiyat uygulaması. New York’ta polis, tıbbi ekipmanı stoklayan ve bunları %700’lük kâr ile satan bir adamı tutukladı. Endonezya makamları istifçilerden 600.000 maske ele geçirdiler. İtalya’da hükümet, temel koruyucu ekipman için yüksek çevrimiçi fiyatlara bir soruşturma başlattı. Bu tür sıkı önlemler bu tür zamanlarda popülerdir. Afetten kâr elde etmeyi kim savunabilir? Görünen o ki birçok iktisatçı.

wall-street-stocks-coronavirus-GettyImages-1206168220.jpg

Açık olmak gerekirse, bu ekonomistler, halkın hayat kurtaran ürünleri kaçırmasını istiyor değiller. Aksine, yükselen fiyatların daha fazla üretimi teşvik ettiğine ve maliyetlerin üstesinden gelmeye yönelik politikaların tedarikleri sınırlayabileceğine ve bu nedenle faydadan çok zarar verebileceğine inanıyorlar. 2012 yılında Chicago Üniversitesi, 32 seçkin ekonomiste hava durumu ile ilgili bir acil durum sırasında fahiş fiyat uygulamayı yasaklayan mevzuat hakkında bir oylama/anket sundu. Sadece üçü yasağı destekledi; yarıdan fazlası eleştirdi. Benzer görüşler son haftalarda yayınlandı. Muhafazakar bir düşünce kuruluşu olan Cato Enstitüsü’ndeki bir ekonomist, karların güvenlik ekipmanlarına artan talebi karşılamaya ikna eden şey olduğunu söyleyerek “anti fahiş fiyat” düzenlemelerini topa tuttu.

Bununla birlikte, koronavirüs krizi sırasında önemli bir ekipman parçasına (maskeler) daha yakından bakmak, bu standart görünümün yenilenmesi gerektiğini göstermektedir. Ekonomistler normalde herhangi bir piyasanın en temel unsuru olan fiyatlara müdahale etmeye eğilimlidirler. Ancak bu salgın hakkında çok az şey normaldi. Tek başına fiyat sinyali (firmaların bir hizmet veya malın fiyatındaki değişikliği birbirlerine bildirmesi), arzdaki büyük artışları sağlama zorluğu için yetersiz olurdu.

İlk olarak, maskelerin üretimini düşünün. Basit görünebilirler, ancak üreticilerin eriyik üflenmiş kumaşı çalkalamak için steril fabrikalara ve sofistike makinelere ihtiyaçları vardır. Virüs çabucak dışarı atılsaydı, ön maliyetlerin düzelmesi zor olurdu. Böylece, Ocak ayında, salgının ilk aşamasında, Çinli firmalar kendileri için daha fazla maske üretmekten ziyade dünyaya teşvikte bulundu. Bunu değiştirmek için hükümetin harekete geçmesi gerekiyordu. Yetkililer güvenlik teçhizatı üreten firmalara sübvansiyon teklif ettiler: Daha büyük kazançlar değil, kayıplardan kaçınma vaat ediyorlardı. Çin, krizden önce günde 20 milyon maske yapmaktan – dünyanın üretiminin yarısı – Şubat ayı sonuna kadar yaklaşık 120 milyona geldi.

 

large_T77F49tjFGSuPWkA3rM-YpcNhFF1d-MGNP2SDOxSHwo.jpg

 

Kabaca maske yapmaktan elde edilen gelir olarak tanımlanan kâr, kurumsal güdüleri de açıklayamıyor. Düzenleme hep çok önemliydi. Çin’deki şirketler, tüm çalışanlarının maskeleri olana kadar faaliyetlerine devam edemediğinden, otomobil üreticileri, telefon üreticileri ve petrol devleri kendi maske üretim hatlarını eklediler. Çünkü büyük şirketler de iyi kurumsal vatandaşlar gibi görünmek istiyor. Amerika başkanının ticaret danışmanı Peter Navarro, dünyanın en büyük üst düzey maske üreticilerinden biri olan 3M’yi parayı insandan öne koymakla suçladı. Aslında, 3M liste fiyatlarına bağlı kaldı ve üretimini iki katına çıkardı.

Fiyatlandırma genellikle kimin bir şey için ödeme yapmaya istekli ve ödeme yapabileceğini ortaya koyarak kaynakları ayırmanın en iyi yoludur. Ancak şu anda şüphe yok ki maskeler tıbbi çalışanlar için çok önemlidir. Büyük malzemeleri sabit fiyatlarla sipariş etmek doğru politikadır. İşleyen bir sağlık sisteminin kamu yararı, engelleyen satıcıların karlarını maksimize etmelerinden çok daha ağır basar. Bu görüş, Chicago Üniversitesi’nin anketinde, doğal bir felaketin ardından fahiş fiyat uygulamanın adil olduğunu savunan muhalif iktisatçılardan biri tarafından yapıldı. “Verimlilik, bu tür geçici koşullar altında dağıtımdan daha az önemlidir” demişti Nobel ödülü sahibi Angus Deaton. Yaşadığımız küresel sağlık krizinde, bu argüman daha da caziptir. Geleneksel ahlak -fiyat artışına karşı tiksinti- geleneksel ekonomiyi gölgede bırakır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s