Adil Kral Hammurabi

 

Neşeyle yapılan sarayın batsın!
Sarayın bir harabeye dönsün!
Sarayının tuğlaları çamur
olarak çukurlarına dönsün!
Yörenlerin, şölenlerin yapıldığı yerlerdeki
yıkıntıların tepesinde tilkiler kuyruk sallasın!”

( M.Ö 2500)
M.Ö 25000 hatta 3000’li yıllarda Mezopotamya’da hüküm süren krallar tüm bölgeyi kendi yönetimleri altında birleştirmek için çoğu zaman işgal etmek istedikleri devletlere acımasız davranmışlardır. Yukarıdaki bir Sümer bedduasından alınan örneğe bakılırsa kralların ne kadar acımasız olduğu anlaşılır. Özellikle Akkad devleti lideri Sargon acımasızlığı ile nam almıştır. M.Ö 1700’lü yıllarda Hammurabi kanunlarına gelene dek ise toplum için hazırlanan kapsamlı ve düzeni sağlayıcı kanunlar eksik kalmıştır. Aslında burada Hammurabi’nin ‘adaletli lider’ olmak için değil de yeniden şehir devletleri olarak bölünen toprakları bir devlet altında toplamak için kapsayıcı bir kanunlar listesi hazırladığını unutmamak gerekir.
Hammurabi bu kanunların yüzyıllar boyu kaybolmamasını istemiş olacak ki onu bir stel üzerine yazdırmak istemiştir. Zainab Bahrani’nin ‘ The Babylonian Visual Image’ adlı makalesinde belirttiği gibi siyah basalt taş üzerine bu kanunları kazıtmıştır. Ön yüzünde 23 sütun ve arka tarafında 28 sütun bulunmaktadır. Başlangıçtaki 5 sütun prologue( başlangıç) ve sondaki 5 sütun ise epilogue(netice) kısmıdır. En üst kısımda Hammurabi güneş tanrısı Shamash ile birlikte resmedilmiştir. Tıpkı güneşin yükselip her yere yayılması gibi Hammurabi de kendi adaletinin her yere yayılmasını istemiştir. Genelde Hammurabi’nin adalet anlayışı kısasa kısas ölçüsüne dayanır. Adam öldürme, çocuk çalma ve iftira atmanın cezası ölümdür. Ayrıca kendisini güneş kralı ile birlikte resmetmesi Mezopotamya kralların kendileri tanrı- kral görmesinden de ileri gelir.
Sonuç olarak Hammurabi kanunları Mezopotamya’da kaybolan düzeni yeniden tesis etmek için ve insanların adalet duygusuna yeniden inanabilmeleri için çok kapsamlı hazırlanmış bir anayasadır. Hammurabi’nin hükümdarlığı zamanında bölgede giderek güçlenmesi onu artık böyle bir kanunları hazırlatma gerekliliğine sevk etmiştir. Kanunların açık ve net olması sınıflar arası farklardan kaynaklanan afları da azalttığını söylemek yanlış olmaz.

Önerilen Kaynaklar: – “A History of the Ancient Near East, ca.3000-323 BC, Marc Van De Mieroop.”
– “ The Babylonian World, edited by Gwendolyn Leick, chapter 10.”

Suat Dinç

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s