Düşen Petrol Fiyatları Orta Doğu ve Afrika’daki Hükümetleri Teste Tabii Tutacak

“Tarihteki her millet kendileri için son derece önemli ve geleceklerine ilham veren zamanlardan geçmiştir.” demişti Ağustos ayında Başkan Uhuru Kenyatta. Kenya’nın sembolik bir sayı olan 200,000 varil petrol ihraç etmesini kutluyordu. “Ülkemizin ilk ham petrol ihracı, tarihimizde çok önemli bir yer kaplıyor,” dedi. Politikacılar petrolü sever. Çünkü petrol satışı hükümetler için; onlardan hizmet, demokrasi ve adil yönetim bekleyen halktan vergi almaktan daha kolay bir para kazanma yoludur. Sadece bu da değil, petrolden kazanılan dolarlarla oylar satın alınabilir ve de muhalifler susturulabilir. Eğer bunlar için yetersiz kalırsa, uzak bir adada rahat bir emeklilik sağlayabilir. Hal böyle olunca, 9 Mart’ta petrol fiyatlarının %30 düşerek varil başı 32 doların altına düşmesi politikacıları dehşete sürükledi. Petrol fiyatlarının çakılmasının başlıca nedenleri, covid-19 virüsünden dolayı düşen talep ve Suudi Arabistan’ın petrolü yüksek maliyetle çıkaran üreticilere zarar vermek için vanaları açmasıydı. Fiyatlarının çakılmasının sonuçları diğer petrol üreten ülkeler için ekonomik bir dert ve karşılaşılacak zor kararlar olacak. Bunun acısının Orta Doğu ve Afrika’da hissedileceğine şüphe yok. Şu anda olanların bir provası, 2014’te petrol fiyatları %50’den biraz daha fazla düşünce de yaşanmıştı. Ancak devletlerin nakit rezervlerini 2014’teki krizde harcaması bu seferki düşüşü çok daha zorlu bir hale getirecek. Zorlukların ilki, kamu bütçelerinde hissedilecek.

Nijerya’da petrol gelirleri yaklaşık olarak ihracatın %90’ını ve kamu gelirlerinin 3’te 2’sini oluşturuyor. Ekonomi bakanı varil başı 57 dolardan hesaplanmış bütçenin gözden geçirilmesini önerdi. Ancak tasarruf tedbirleri dahi nüfus artışına zar zor ayak uydurabilecek kadar uyuşuk bir ekonomiyi düzeltmekte zorlanacaktır. Borç almak için çok kısıtlı imkânlara sahipler; kamu gelirlerinin %65’i hâlihazırda olan borçları ödemeye gidiyor. Nonso Obikili, Nijeryalı iktisatçı, hükümetin memurlara maaş ödemek para basmak zorunda olduğunu düşünüyor, bunun enflasyonu tetikleyecek olmasına rağmen.

Fiyatlar üzerindeki bu savaş Körfez’de de kamu maliyesi üzerinde bazı sorunlar yaratacaktır. Umman’ın 2020 bütçesinde petrolün varil fiyatı 58 dolardan hesaplandığında GSYH’sinde %8’lik bir düşüş hesaplanmıştı. Fiyatların 30 dolar civarında olması bu düşüşü %22 seviyelerine çekecektir. Ortalama bir üretici olarak kamu gelirlerinin %75’i petrole dayanan bir ülke olan Bahreyn, 2022’ye kadar bütçesini dengelemeyi umuyordu. Her iki ülke de büyük ihtimalle harcamalarını kısmak ve borç almak zorunda kalacak. Borç yükleri varil fiyatının 100 dolar olduğu zamanlar olan 2014’ten sonra bir anda fırladı. Umman’ın borçları GSYH’sinin %60’ını oluştururken (2014’ten %5 daha fazla), Bahreyn’in borcu %44’ten %105’e zıpladı.

Daha zengin ülkeler daha uzun yıllar boyu bu şekilde idare edebilir. Suudi Arabistan, 2020 yılı 50 milyar dolarlık bir zarar bütçelendirdi. Goldman Sachs, bu açığın 80 milyar dolara, diğer iktisatçılar ise 100 milyar dolara kadar düşüş olabileceğini düşünüyor. Ancak krallık merkez bankasında 500 milyar dolara sahip ve 10 yıl vadeli, %4’ten az faizli tahvillerle çok ucuza borç alabiliyor. Suudi Arabistan borcu GSYH’sinin %24’ünü oluşturuyor, dünya geneline bakıldığında bu, çok düşük bir oran. Ancak 2014’te borçlarının GSYH’lerinin yalnızca %2’sini oluşturdukları zamanlardan beri belirgin bir artış söz konusu. 

Bu borçların çoğu atıl sermaye durumunda. Körfez ülkeleri şişmiş harcamalarını sürdürebilmek amacıyla borç alıyor. Ocak’ta kuzeninin ölümüyle başa geçen yeni Umman sultanı Hiatham, yüksek miktarlarda bağışlarda bulunmak istedi. Dubai genişlemeci bir bütçe politikasıyla zayıf ekonomilerini harekete geçirmek amacında ve harcamalarının bazıları azaltılmak zorunda. Dubai’de yaşayan göçmenler daha şimdiden işten çıkarılmalar ve maaşlarda kesintilerle karşılaşıyor. Suudi Arabistan’daki müteahhitler hükümetin son petrol fiyatlarındaki düşüşte yaşandığı gibi ödemelerini geciktirecekleri konusunda endişeliler.

Düşen petrol fiyatları Irak için çok daha acı verici olacak. Kamu gelirinin %90’ı petrolden kazanan Irak hükümeti, siyasi bir çıkmazla karşı karşıya. Aylar süren gösteriler Ekim ayında hükümetin düşmesini sağlarken, atanmış başbakan Muhammad Tawfiq Allawi yeni hükümeti kuramadı. Önceki başbakan kamu harcamalarını bir önceki seneye göre %45 arttırdı ve bütçe açığını ikiye katladı. Harcamalarının neredeyse yarısı memur ve emekli maaşları olan hükümet, ucuzlayan petrolle birlikte yeni bir maaş bordrosu hazırlayamıyor.

Uzun vadede, petroldeki kesintisiz düşüş, üretimlerini çeşitlendirmelerini sağlayacaksa Orta Doğu ve Afrika ülkeleri için kötü bir şey olmayabilir. Petrol, ihracat ve kamu gelirlerinde çok büyük oranlar kaplamasına rağmen Angola ve Nijerya gibi ülkeler kişi başı üretimde büyük üreticiler arasında değiller. Bir yatırım bankası olan Renaissance Capital’dan Charlie Robertson’a göre, Nijerya “petrole olan bağımlılığından kurtulmalı”. Robertson eğitime sağlığa ve altyapıya yatırımda bulunulmasını tavsiye ediyor. 2017’de başa geçen Angola Başkanı João Lourenço, petrol üreticileri için maliyetleri azaltmaya odaklanmış durumda. Ancak yine de Angola’da petrol üretmek ucuz olmaktan çok uzakta.

Körfez ülkeleri üretimi çeşitlendirmek konusunda oldukça fazla konuşmalarına rağmen iktisadi faaliyetleri hala petrol fiyatlarının tutsağı olmuş durumunda. Muhammad bin Salman, Suudi Arabistan’ın veliaht prensi ve fiili yöneticisi, turizmden teknolojiye hemen hemen her şeye yatırım yapmak konusunda oldukça istekli. Yabancı yatırımcının katkısı Prens Muhammad’in keyfi yönetiminden doğan endişe nedeniyle oldukça düşüktü. Petrol fiyatlarındaki sürpriz savaşla beraber bu endişeler azalacağa benzemiyor. Birleşik Arap Emirlikleri, belki de çeşitlendirilmiş üretimin en başarılı olduğu petrol ekonomisinde ham petrolün alternatifi turizm, GSYH’nin %12’sini sağlıyor. Ancak covid-19 salgını turistleri korkutmuş durumda.

Ortalıkta çok daha az para varken Afrikalı ve Orta Doğulu liderler kitlelerin sakin kalmasını sağlamakta zorlanabilirler. Angola’da seçimler 2022’de ve 1975’teki bağımsızlıktan beri yönetimde kalan MPLA gerçekçi bir meydan okumayla karşılaşabilir. Nijerya’da, merkez bankası eski başkanı ve Başbakan Muhammadu Buhari’nin ekonomik politikalarına karşı çıkan Kano emiri, 9 Mart’ta emirlere itaatsizlikten dolayı görevinden alındı. Petrol fiyatlarının çakılmasından hemen önce, Suudi Arabistan’da kralın kardeşi Ahmet bin Abdel-Aziz de dahil olmak üzere birçok etkili kraliyet mensubu tutuklandı. Petrolün yokluğunda, diktatörler hiç şüphesiz ki demir yumruğa başvuracaktırlar.

https://www.economist.com/middle-east-and-africa/2020/03/12/the-low-price-of-oil-will-test-governments-in-the-middle-east-and-africa

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s