Düşünce Özgürlüğü mü Nefret Suçu mu ?

3_Social-Media-hate-speech-in-Germany.jpgBeatrix von Storch 31 Aralık günü “Bu ülkenin nesi var böyle” tweetini attı.”Neden Kuzey Westphalia resmi sayfası Arapça Tweet atıyor”.Aşırı sağcı AfD’nin meclis üyesi bunun barbar müslümanların gönlünü alma çabası olduğunu düşündüğünü açıkladı.Ertesi gün attığı tweet silinirken hesabı da 12 saatliğine kayboldu.Ertesinde yaşanan politik gerginlikte AfD eş genel başkanı Alice Weidel, von Storch’u Twitter üzerinden savundu.İthal edilmiş azgın mülteciler için yetkililerin kendilerini ikinci plana attığından söz eden tweet von Storch’un tweeti gibi saatler içinde kaldırıldı.

Almanya’nın Gestapo ve Stasi anıları ifade özgürlüğüne olan bağlılıklarının temel kaynağı.Bu hak anayasa tarafından korunurken sansür anayasal bir suç. İslamofobik ve göçmen karşıtı Pegida’nın yürüyüşü bile polis tarafından korundu.Ancak ülkenin Kristal Gece ve Yahudi Soykırımı hatıraları ise Nefret Suçuna karşı sert önlemler alınmasına sebep oluyor.İnsanları provoke eden nefret suçları beş yıla kadar hapisle cezalandırılabiliyor.Hitler’in Kavgam adlı kitabı sadece kaynakça olarak kullanılabiliyor,bunun dışında herhangi bir gruba yönelik aşağılama ya da taciz de önemli bir suç.Berlinli Irmela Mensah-Schramm, Nazi yanlısı grafiti ve duvar yazılarının üzerini spreylemesiyle tanınan bir halk kahramanı.

İfade özgürlüğü ve nefret suçunu bir arada bulundurma çelişkisi gittikçe kontrol edilmesi zor bir hal alıyor.Özellikle 2015’te Merkel’in mülteci hamlesi bu durumu alevlendirdi.Çoğu müslüman 1,2 milyon mültecinin ülkeye kabul edilmesi ırkçı AfD ve Pegida’nın yükselişine sebep oldu.Irkçı propaganda ve sosyal medyada yayılan sansasyonel (hepsi olmasa da bazıları yalan) suç ve tecavüz haberlerinin etkisiyle 2016’da Berlin’deki nefret suçu olayları yüzde 50 arttı.Orta Doğu ve Afrika’dan gelenlerin anti-semitizm eğilimi de düşünüldüğünde düşünce özgürlüğünü zedelemeden bu işi halletmek daha da zorlaşıyor.

Bu dengeyi kurmak için çıkarılan yeni yasa ise NetzDg olarak anılıyor.Bu yasanın ilk kurbanları Von Storch ve Weidel’in tweetleri oldu.Yalan haberler ve yasa dışı  postların sadece yüzde 1’inin bir gün içinde silinmesi üzerine hazırlanan rapordan ilham alan bu yasa 1 Ocak 2018’de yürürlülüğe girdi.Buna göre 20 madde belirlendi (nefret,kışkırtma veya swastika)  ve bu kapsama giren yazılar kullanıcılar tarafından işaretlenebiliyor.İşaretlenen içerikler sosyal medya şirketleri tarafından 24 saat içinde inceleniyor.-daha karmaşık durumlarda bir haftaya kadar uzayabiliyor-Şirket bu kontrolleri yapmak durumunda yoksa 50 milyon €’luk bir ceza öngörülüyor.Facebook’un 1000 Alman moderatörü yüzbinleri bulan vakayı inceleme durumunda.

Vakaların sayısı ve cezanın büyüklüğü sosyal medya şirketlerini sansüre yakın durmaya itiyor.Eleştirel bir tutumu olan Titanic adlı dergi Twitter hesaplarını  sansürlenen von Storch’un yöneteceğine dair esprili bir tweet paylaştı.Bu tweet silindi ancak Titanic yeniden aynı tweet’i paylaştı.Bunun üzerine Titanic’in hesabı askıya alındı.Bu yeni yasanın ulaştığı son nokta yasayı uygulamaya geçiren Adalet Bakanı Heiko Mass’ın göçmen karşıtı bir yazara aptal dediği tweet’in silinmesi oldu.

Eleştiriler çoğalıyor.AfD de Liberal Özgür Demokratlar Yeşiller ve Sosyalist Sol Parti’ye katılarak yasanın geri çekilmesini istedi.Alman Gazeteciler Birliği de bu yasanın geri çekilmesini istiyor. Hükümet birkaç ay içinde yasanın etkilerinin yeniden gözden geçirileceğini duyurdu.

Muhtemelen birinin protestosu diğerinin nefret suçu.8 Aralık’ta Donald Trump’ın Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanıması üzerine Brandenburg Kapısında İsrail bayrakları yakıldı.Yerel polis bunun düşünce özgürlüğü kapsamında olduğunu savunurken İsrail büyüke lçiliği bunun düşünce özgürlüğü kapsamında olmadığı görüşünde.Hıristiyan Demokrat Parti milletvekili Armin Schuster bu yasanın değiştirilmesi gerektiğini söyledi.Bu fikir kabul görürken hükümet sınırdışı yasalarını yeni gelen anti-semitikleri geri göndermeyi kolaylaştıracak şekilde değiştirme çalışmalarına başladı.

Balkanlardan gelen mülteci dalgasının önlenmesi konusunda işbirliği yapan Recep Tayyip Erdoğan’a olan ihtiyaç duyulması düşünce özgürlüğü konusunda yeni tartışmalara yol açtı.Geçtiğimiz Nisan ayında Erdoğan hakkında acımasız espriler yapan Jan Böhermann’a açılan davanın durdurulması talebi Angela Merkel tarafından reddedildi.Dava yabancı devlet adamlarının aşağılanmasını engelleyen  oldukça eski bir yasaya dayanıyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s