Çin Perspektifinden ABD ve Kuzey Kore İlişkileri ve Etkileri

Çin’in İngilizce yayın veren en büyük 2. gazetesi Global Times 1 Aralık’ta,  Kuzey Kore – ABD ilişkilerini, Çin üzerindeki etkisi bakımından ele alan bir yazı yayınladı. 

 

china-us-northkorea.jpg

 

“Kuzey Kore, ABD karayoluna ulaşabilecek yeni bir Hwasong-15 kıtalar arası balistik füze başlattıktan sonra gerginlik arttı. ABD, petrol arzını azaltmak gibi aşırı yaptırımlar ile tehdit ediyor ve diğer ülkeleri Pyongyang ile ilişkileri koparmaya itiyor.

ABD’nin Kuzey Kore üzerindeki aşırı yaptırımları tokatlama baskısı bir kez daha Çin’e düştü ve savaş riski artıyor.

Çin zor seçimlerle karşı karşıya kalacak, ancak en azından Çin’in en iyisini denediğini söyleyebiliriz. Pyongyang’ı ikna edemez, Washington’un görüşünü de etkisiz hale getiremeyebiliriz. Çin’in yapabileceği tek şey, ilkelerine sıkı sıkıya sarılmak, gerilimleri azaltmak ve aynı zamanda en kötü duruma hazırlamaktır.

Çin, Kuzey Kore için elinden gelen her şeyi yaptı. Pyongyang’ın nükleer silah programı, Kuzeydoğu Asya’da jeopolitik istikrarsızlığa neden olmuş ve Çin’in kendi güvenliğini artırmıştır. ABD, bölgedeki stratejik silahlarını dağıtmak için yeni bir bahane buldu. THAAD sistemi Çin için doğrudan bir tehdit oluşturuyor.

Çin hala Kuzey Kore’ye yönelik samimi bir politika izleyen birkaç ülke arasında yer alıyor. Çin BM Güvenlik Konseyi yaptırımlarına katılmış olsa da, ülke Kuzey Kore’nin en büyük ticaret ortağı olmaya devam ediyor. Çin, BM Güvenlik Konseyi’ndeki çeşitli tartışmalarda, yaptırımların yalnızca nükleer programla ilgili alanlara yönelik olması gerektiğini vurgulayarak sıradan Kuzey Kore halkının geçim koşullarına zarar vermeyeceğini vurgulayarak kapsamlı bir Pyongyang ticaret ambargosuna şiddetle karşı çıktı.

Çin, ABD için elinden gelen her şeyi yaptı. Bu nükleer krizin kaynağı, Pyongyang ve Washington arasındaki tırmanan düşmanlıktır. Çin’in sorumlu tutulması teorisi mantıkta yanlıştır. Nükleer krizi çözmek için yaptırımlar ve müzakerelerde eş zamanlı olarak çalışmak gerekir. Çin, Çin-Kuzey Kore ilişkilerinde bir sıkıntı yaşayan BM Güvenlik Konseyi yaptırımlarına uyma yükümlülüklerini yerine getirdi. Öte yandan, ABD ve Güney Kore, gerginliği azaltma ve müzakereleri zorlama yükümlülüklerini yerine getirmede başarısız oldu. Bunun yerine Çin umutlarını sabit tutmaya devam ediyor.

Bir süredir ABD, Çin’i Kuzey Kore’ye karşı yaptırımları artırmakla tehdit ediyor. Pekin, mümkün olan en büyük sabır ile Washington’la birlikte çalışıyor. Çin, durumun ABD ve Kuzey Kore arasındaki çatışmaya dönüşmesini önlemede kritik bir rol oynamıştır. ABD’nin Pyongyang üzerindeki baskısı arttıkça Çin en büyük kayıpla yaşadı.

Kore Yarımadası’ndaki gerilimler yeni bir yüksekliğe ulaştığında, baskının büyük bir kısmı Çin’e aktarıldı. Fakat ABD ve Kuzey Kore, Çin’i günah keçisi olmadan kendi sorumluluklarını üstlenmelidir.

 

a-stephens.jpg

Kuzey Kore, füzeleri test etmeye devam etmek adına BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiği için daha fazla yaptırımla karşı karşıya kalmaya hazır olmalıdır. Çin’in Kuzey Kore’nin hatalarını ödemek için hiçbir sebebi yok.

Kuzey Kore ne yapmış olursa olsun, tam bir ticaret ambargosu uygulamak veya ülke ile ilişkileri kesmek yanlış olur. Çin’in bu pratik fikir hakkında ABD ile işbirliği yapma yükümlülüğü yoktur. ABD’nin Çin’i veya BM Güvenlik Konseyi’ni yönetme hakkı yok.

Son zamanlarda ABD medyası, Çin’in Pyongyang’ın nükleer programını durduramayacağını belirterek Çin’in çabalarını tanıdı. İnanıyoruz ki Pyongyang da füze ve nükleer silahları denemeye devam ederse, Çin’in onu cezalandırılmaktan kurtaramayacağını anlamaya başlıyor.

Kore yarımadasında savaş olasılığı yükseliyor ve bu noktaya gelinmesinde Çin sorumlu değildir. Çin’in stratejisi, bağımsız tutum ve ilkelerini koruyarak BM Güvenlik Konseyi’ni en makul politikayı hazırlamaya ve Washington ve Pyongyang’dan olmak üzere her iki tarafın aşırı taleplerine cevap vermeyi reddetmek zorunda bırakmalıdır.

Çin gelecek olan her şeyle yüzleşecek. Pekin ulusal çıkarlarını savunmak için cesaretini kullanmaya tamamen hazır. Çin’in hiçbir şeye borcu yoktur ve diğer ülkelerin bunu bilmeleri gerekir.”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s