Türkiye’nin Sürreal Davası

8397064

Ahmet Şık ve diğer 16 kişi ortaya çıkmasına yardımcı oldukları bu yıkıcı harekete yardım etmekle suçlanıyor.

24 Temmuz’da başlayan 17 gazetecinin davası Cumhuriyet gazetesinin çekirdek kadrosunu kapsıyor. Türkiye’nin en eski gazetesi olan Cumhuriyet otokrat cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın   kurallarına göre oynamayan birkaç medya organından biri.Dava Türk standartlarına göre bile adaletin çarpıtılması olarak görülüyor.Sanıklar  silahlı terör örgütüne yardım suçundan 43 yıla kadar hapis cezası alabilir.

Suçlananlardan biri olan Ahmet Şık’ın ilk davası değil.Onlarca yıldır Şık devlet için hep bir dikendi.90’lı yıllarda Güneydoğu’daki ortadan kaybolmaları,işkenceleri ve gazetecilerin öldürülmesini araştırdı.(Bunlardan biri polis tarafından öldürülen Metin Göktepe)Hakkında silahlı kuvvetleri kötülemekten dava açıldı. 2000’lere gelindiğinde Türk güvenlik güçlerine İslamcı örgüt Gülen hareketinin sızmasını belgeleyen ilk isimlerden biri oldu.2011’de bulgularını yayınlamak istediğinde polis kitabın kopyalarına el koydu.Cemaat bağlantılı savcılar harekete geçti ve Şık bir yıldan uzun süre hapiste kaldı.

O dönemde cemaatle ortak hareket eden Erdoğan hükümeti tutuklamayı doğru buldu ve Erdoğan ‘Bazen bir kitap bombadan daha tehlikelidir’ dedi.Şık’ın uyarıları doğru bir öngörüye dönüştü.2013’te hükümet ve Gülen hareketinin arası açıldı.Ordudaki Gülen takipçileri geçtiğimiz Temmuz ayında bir darbe girişiminde bulundu.

Şık’ın öngörüleri onu Erdoğan’ın darbe sonrasında ortaya çıkan gazabından korumadı.50 binden fazla kişi darbeden sonra hapse girdi.Ocak ayında Ahmet Şık kendisini tekrar hapiste buldu ,bu kez ona Cumhuriyet gazetesinden 10 arkadaşı eşlik etti.Eşi Yonca Verdioğlu’nun söylediklerine göre avukatlarıyla haftada sadece bir saat görüşebiliyorlar ve bu görüşmeler korumalar tarafından izlenirken aynı zamanda kamera ile kayıt altına alınıyor.Bunların yanında Ahmet Şık’ın mektup gönderip almasına da izin yok.Absürt olan ise ifşa edilmelerine yardım ettikleri Gülen hareketine yataklıktan suçlanmaları.

Son 9 ayını hapishanede geçiren gazetenin CEO’su Akın Atalay davanın Cumhuriyet’i susturmak ve diğerlerine bir gözdağı vermeyi amaçladığını söyledi.İddianame halkı hükümete karşı kışkırtıp darbeye bir dayanak yaratmakla suçlanıyor-Bu türk yetkililer arasında gittikçe popüler olan aldatıcı bir söylem-Eski editörleri Türk gizli servisinin Suriye’deki isyancılara gizlice silah gönderdiğini belgelediği için bu suçu işlediği iddia edildi.Emektar bir köşe yazarı ise Türkiye’de otoriter bir rejim olduğu algısı yaratmakla suçlanıyor.

Yığınlar halindeki kanıtlar gazetecilerin yazılarını içeriyor.Pek çoğu gülen hareketi içinde popüler olan ByLock kullanıcıları ile iletişime geçmekle suçlanıyor.ByLock kullanan birinden mesaj almak suç delili olarak sayıldı.Uygulamayı indirenler topluca hapse atıldı.Artık olağandışı kabul edilmese de Cumhuriyet davası savcılarından biri Gülen destekçiliğinden şüpheli durumda.

Daha önce Gülen ile ilgili uyarıları dikkate almayan iktidar partisi yetkilileri  bugünlerde dünyanın Gülen ile ilgili endişelerini yeterince ciddiye almadığından yakınıyor.Kendilerine pek iyilik yapmıyorlar.Geçtiğimiz haftalarda Türk polisler 15 kişiyi ,Gülen hareketinin gizli bir mesajı olduğu şüphesiyle ,HERO yazılı tişört giydikleri için gözaltına aldı.Ayrıca aralarında AF örgütü Türkiye yetkilisi İdil Eser ve Alman vatandaşı Peter Steudtner’ın da olduğu insan hakları aktivistleri terörizm suçlamasıyla gözaltına alındı.

Bu gelişme Almanya ile büyük bir gürültü koparttı.Almanya Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye seyahat konusunda uyarı yaptı ve Avrupa Birliği yardımlarının dondurulmasını teklif etti.Bunun yanında Türkiye’de iş yapan firmalara da garanti veremeyeceklerini söylediler.Berlin’deki yetkililer Türkiye’nin terörist gruplarla ilişki olduğunu düşündüğü  aralarında Daimler,Siemens ve Volkswagen’in bulunduğu 700 firmanın ismini Berlin’e ilettğini ardından bu listeyi geri çektiğini duyurdu.

Ahmet Şık’ın Cumhuriyet davasında yaptığı savunmanın açılış cümlesi Erdoğan’ı düşünce özgürlüğünü katletmekle suçlamak oldu.Her siyasal iktidarın ve her dönemin yargısının “kötüsü – suçlusu” olmayı başardığını söyleyen Şık ekledi.”Hakikati boğmak isteyenlerle aramızdaki bu uzlaşmaz çelişki hiç bitmeyecek.”Gözlemciler davanın yargının otoriter rejime karşı olduğunu göstermek için bir şans olarak görüyor.Ancak Verdioğlu’nun bundan pek ümidi yok ve ülkede adalet adına bir şey kalmadığını söylüyor.

 

Orijinal Link https://www.economist.com/news/europe/21725591-ahmet-sik-and-16-others-are-accused-aiding-subversive-movement-they-helped

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s